Mert evde bir odaya bir salona koşuşturmaya bayılıyor. Bazen hızına yetişmek bayağı zor oluyor. Dün bir de baktım salona gitmiş, televizyonun karşısındaki koltuğa tırmanmış oturuyor. Bacaklarını aşağı sallayıp inmeyi öğrenmişti, artık tırmanmayı da öğrendi. Bazen oturmak kesmiyor, üzerinde zıplamak, arkalıklara da tırmanmak istiyor. Yalnız bırakmaya gelmiyor anlayacağınız.
Bu arada her derdini de anlatabiliyor ve sizin söylediklerinizi de gayet iyi anlıyor. İlk sözcüklerinden biri "dom" (domates) olmuştu, bu hafta sonu söylediği ilk ikili kalıbı da "daha dom" oldu. Kaplumbağa ve kurbağa bizim Mert'ten duymayı çok sevdiğimiz sözcükler :)
Kitap okumaya ve puzzle yapmaya bayılıyor ve kitaplarındaki tüm hayvanları ve masal karakterlerini tanıyor. Bir masalın kendine okunmasından henüz pek hoşlanmıyor, sabredemiyor sanırım ama resimlerden hikaye anlatılmasını seviyor.
Bu aralar kendi oyun kurmayı da öğreniyor gibi. Lego trenini kurdururarak trende minik hayvanlarını taşıma oyununu seviyor. Trene indir bindir bayağı oyalanıyor.
Oğluş büyüyyor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder