Cumartesi güzel havayı görünce "hadi yine gidelim" dedik ve yeni doğmuş ördek yavrularıyla tanışma fırsatına eriştik. Mert'in ördeklerin peşinde delirdiğini söylemeye de gerek yok sanırım...
Bir de çocuklar için yeni bir alan yaratılmış; Mesire Adası... Küçük ağaçlardan labirent, kütüklerden değişik köprüler, tırmanmalı kaydırak vs ile bir çekim alanı oluşmuş. Yalnız çocukların başında olmak gerekiyor, güvenlik açısından eksik kalan noktalar var gibi.
Bu arada bu parkta herhangi bir cafe bulunmuyor ancak göl ve dere kenarında yanınızda getirdiğiniz piknik malzemelerini keyifle yiyebileceğiniz piknik masaları var. Yanınızda sepetinizle gidiniz ve güzel bir gün geçiriniz...
Cumartesi bir de Hidiv Kasrı'na gittik. Buraya da gitmeyeli uzun zaman olmuştu.
Süper manzarası aynen duruyor, buna ek olarak dışarıdaki restoran alanı yenilenmiş ve bahçede süper bir lale peyzajı var. İstanbul'dan dışarı mı çıktık, nereye geldik diye düşündürüyor... Şehirden uzaklaşmak için güzel bir lokasyon. Güzel bir çocuk parkı da var, yerlerinin çakıl taşı olması haricinde eğlenceli...
Üçüncü önerimiz de dün uzun zaman geçirdiğimiz True Blue / Fenerbahçe. Plaj, havuz, çim, çocuk alanı, mini golf ve cafe geniş bir alanda buluşmuşlar. Ali, Mert ve Selim (ve tabi biz de) keyfini çıkardık... Bizim gibi haftasonu da erken kalkanları düşünmüşler; cumartesi ve pazar sabahları 9:00'da başlayan brunchları varmış, denemeyi düşünüyoruz.
Mert'le bir haftasonu işte böyle geçti....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder